Radyo dinle, Müzik dinle, istek yap, canli radyo dinle, kral fm, süper fm, power fm, bedava music, bedava müzik, mp3 indir, online müzik yükle, sarki dinle, sarki sözleri

Online Canlı Radyo Dinle

müzik dinle online radyolar

Sohbete Baglan

     Nickinizi   Yazip Sohbete Baslayin!
  
  
 
 
      

Ergenekon sanığı Mustafa Balbay’ın savunması

Balbay, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada önce yazılı savunmasını mahkeme heyetine sundu.


Ardından sözlü savunma yapan Balbay, bilgisayarından çıktığı iddia edilen notlarla halkı hükümete karşı isyana teÅŸvik edildiÄŸinin belirtildiÄŸini ifade ederek, “Suçlamaların tümünü reddediyorum. Halkı deÄŸil silahlı isyana, silahsız isyana bile teÅŸvik etmedim” dedi.


Laik ve demokratik bir gazeteci olduğunu ifade eden Balbay, yazdığı 5 bin makale ve 23 kitapta terör örgütü ile ilgili bir şey bulunmadığını dile getirdi. Kendisine ait olduğu iddia edilen belgelerin gösterilmediğini, savcının izni olmasına rağmen bilgisayarının imajının verilmediğini anlatan Balbay, bunlarla ilgili savunmasını belge başlıklarından yola çıkarak yapacağını kaydetti.


Balbay, kendisinden elde edildiği iddia edilen notlardan iddianame hazırlandıktan sonra haberi olduğunu vurgulayarak, bu notların montajlanarak özel olarak hazırlandığını ve kasıtlı bir şekilde yapıldığını savundu.


“Medya mahkemesi kuruldu” diyen Balbay, “İddianame bir anlamda idamnamedir. Bu salon ‘dar be!’ desem, ‘Balbay darbe’ dedi diyecekler.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Balbay, savunmasını mesleki ve hukuki olarak iki bölümde hazırladığını, kendisinin daha çok mesleki savunma yapacağını belirterek, “Gazeteci yaÅŸadığı çağın tanığıdır. Savcılar beni yaÅŸadığım çağın sanığı yapmak istiyor. Bu notlar bir gazetecinin mesleki yatak odasıdır. Notların hiç bir zaman belge deÄŸeri yoktur. Gazeteci kendisi için anımsayacağı ÅŸekilde tutmuÅŸtur. Bu notların hiçbir ÅŸekilde delil deÄŸeri yoktur. Kesilip, biçilerek özel olarak oluÅŸturulmuÅŸtur. Gazetecilikte hesabını veremeyeceÄŸim hiçbir ÅŸey yoktur” dedi.

GAZETENİN TERÖR MERKEZİ OLARAK GÖSTERİLDİĞİ İDDİASI

Gazetecilik ödülü aldığı dört haberinin kendisine bu iddianameyle ceza olarak sunulduğunu ifade eden Balbay, Cumhuriyet Gazetesi Ankara bürosunun telefonunun kendisininmiş gibi gösterilerek telefona ait görüşmelerle suçlama yapıldığını anlattı.


Balbay, şöyle devam etti:
“İddianamede Cumhuriyet Gazetesi bir terör merkezi olarak gösteriliyor. Darbe dönemlerinde bile bu suçlamayla karşı karşıya kalmadık. Gazete bir terör üssü, İlhan Selçuk ve Balbay da bu üssü yöneten kiÅŸiler olarak gösteriliyor. 10. CumhurbaÅŸkanı Ahmet Necdet Sezer ile yaptığım görüşmeler iddianamede yer alıyor. Sezer’in mesajlarını şüphelilere ilettiÄŸime dair bir bulgu yoktur. CumhurbaÅŸkanlığı makamının terör örgütü tarafından kontrol edildiÄŸi imasında bulunuluyor. Sezer ile 11 görüşmem var. CumhurbaÅŸkanı, devletin en tepesindeki kiÅŸidir. EÄŸer altındaki kurumlardan birine mesaj gönderecek olsa bunu aracı kullanmadan da yapabilir. CumhurbaÅŸkanıyla görüşmek bir gazetecinin gücüdür. Bunun bir suç haline geleceÄŸi 40 yıl düşünsem aklıma gelmezdi.”

MESLEKİ YAŞANTI

Daha önceden gazeteci-yazar, gazeteci-yayıncı ifadelerinin kullanıldığını, ancak bu iddianame ile “gazeteci-terörist” ifadesinin ilk defa bu iddianamede yer aldığını belirten Balbay, yazdığı 23 kitabın altı tanesinin belgeye dayalı olduÄŸunu kaydetti.


Meslek yaşamına başlamasıyla ilgili de bilgiler veren Balbay, Basın Yayın Yüksekokuluna girdikten sonra düzensiz olarak günlük tutmaya başladığını, ancak 12 Eylül döneminde bunların yakıldığını söyledi.


İzmir‘de hayali ihracaat olayına iliÅŸkin yaptığı haber nedeniyle 1987 yılında İzmir DGM’de tanık olarak ifadesine baÅŸvurulduÄŸunu belirten Balbay, “O dönemden sonra, deyim yerindeyse belgeye dayalı haberciliÄŸin tadına vardım. 1987′de o iddianameyi hazırlayan savcılar, bugünkü iddianameyi hazırlayan savcıların mantığıyla hareket etseydi, belki de beni tanık deÄŸil, sanık sandalyesine oturtacaktı.” diye konuÅŸtu.


Gazetecilik mesleğinde kurulamayacak ilişki olmadığını ifade eden Balbay, aktif gazetecilik yaptığını, iki kez siyasete girme teklifi aldığını, ancak bunun bir gazetenin Ankara Temsilcisi olduğu için duyulmasından korktuğunu kaydetti.


Maaşı ve telif gelirlerinin dışında hiçbir geliri olmadığını, Ankara Valiliğine de 1995-2000 ve 2005 yıllarında gelirini ve varlıklarını bildirdiğini ifade eden Balbay, gazeteciliğini hiçbir çıkara dayanmadan yaptığını, maaşı ve teliflerin dışında da mesleğini hiçbir çıkara alet etmediğini vurguladı.


Balbay, iddianamenin 985-989′uncu sayfaları arasındaki “Deliller ve Hukuki Durumun DeÄŸerlendirilmesi” bölümünde yer alan tüm suçlamalara cevap vereceÄŸini belirterek, saptadığı 18 suçlamayı anlattı.


Bu 18 suçlamanın tümünün gazetecilik faaliyetlerinin parçası olduğunu ifade eden Balbay, Jandarma Genel Komutanlığında tutuklu sanık Levent Ersöz ile yaptığı görüşmenin kendisinin haberi olmadan, hukuk dışı olarak kayda alındığını söyledi.


O dönemdeki duruma göre terör konularının ilgili birimlere sorulması gerektiÄŸini ifade eden Balbay, “Bugün Ankara‘da görev yapıyor olsaydım, bu belge tartışmalarını da Genelkurmay‘a soracaktım.” dedi.


Cumhuriyet Gazetesi imtiyaz sahibi ve baÅŸyazarı İlhan Selçuk‘un tüm gizli görüşmelerinin sekreteryalığını yaptığı ve bunları ÅŸifreli olarak bilgisayara not ettiÄŸinin ileri sürüldüğünü anlatan Balbay, “İlhan Selçuk benim Ankara temsilcisi olduÄŸum gazetenin baÅŸyazarı, yayın kurulu baÅŸkanı ve imtiyaz sahibidir. İlhan Selçuk Ankara‘ya geldiÄŸinde devletin üst kademesindeki kiÅŸilerle görüşmelerine benim de katılmam anlattığım mesleki ve kurumsal baÄŸlar nedeniyledir” ÅŸeklinde konuÅŸtu.


“(GENÇ SUBAYLAR RAHATSIZ BAÅžLIKLI HABER) BU HABER İDDİA EDİLDİĞİ GİBİ HİÇBİR PLANIN PARÇASI DEĞİLDİR”


Balbay, “Genç Subaylar Rahatsız” baÅŸlıklı 23 Mayıs 2003′te yayımlanan haberinin darbe planlarının parçası olduÄŸunun iddia edildiÄŸini belirterek, “O gün, BaÅŸbakan ve Genelkurmay BaÅŸkanı 1,5 saat görüştü. Ben o görüşmenin içeriÄŸini alıp haber yapıyorum. Haberimde, Genelkurmay BaÅŸkanı’nın BaÅŸbakan’a söylediklerini yazmışım. Bu haberle ilgili olumlu-olumsuz pek çok tepki aldım. Bu haber iddia edildiÄŸi gibi hiçbir planın parçası deÄŸildir” diye konuÅŸtu.


Mustafa Balbay, dönemin CumhurbaÅŸkanı Ahmet Necdet Sezer, eski BaÅŸbakan Abdullah Gül, eski DışiÅŸleri Bakanı YaÅŸar Yakış, eski MİT MüsteÅŸarı Åženkal Atasagun, eski Yargıtay BaÅŸkanı Eraslan Özkaya ile yaptığı görüşmeleri “Ergenekon terör örgütü”nün ayarladığı ÅŸeklindeki bilgileri tümüyle reddettiÄŸini söyledi.


Balbay, “Görüşmelerimizin nedeni, gazetenin borç batağında olmasıymış. Borç içinde olmamız bizim gücümüzdür. Namerde boyun eÄŸmememizdir” dedi.


Davanın tutuklu sanıklarından eski Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Mustafa Özbek ile 2004 yılında tanıştığını kaydeden Balbay, ART televizyonundan ayda 500 TL, sendikanın dergisinden de yazı başına 1500 TL aldığını ifade etti.


Balbay, gazeteci Cüneyt Arcayürek’in kendisi için tanıklık yapmak istediÄŸini de anlattı.


“CumhurbaÅŸkanı’nın atamalarını kontrol ve takip ettiÄŸim söyleniyor” diyen Balbay, “EÄŸer üst düzey yöneticilerin koordinasyonunu bir gazeteci yapıyorsa, o devlete yazık veya ne mutlu o gazeteciye. EÄŸer bu makamların koordinasyonunu bir terör örgütü saÄŸlıyorsa, o zaman o devlet bitmiÅŸ demektir” dedi.



‘İLHAN SELÇUK’UN UÄžRUNA ÖLÜRÜM’


Balbay, Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve BaÅŸyazarı İlhan Selçuk‘tan çok ÅŸey öğrendiÄŸini belirterek, şöyle devam etti:


“Selçuk’la kimi görüşmelerimde küçük küçük notlar tutmuÅŸumdur. Onlar da çok farklı anlamlarla sunulmuÅŸ. İlhan Selçuk‘la görüşmelerimin terör faaliyeti olarak deÄŸerlendirilmesini reddediyorum. İlhan Selçuk‘a çok büyük bir sevgi ve saygı duyuyorum. UÄŸruna ölürüm. Ama benim gazeteciliÄŸim Selçuk’tan bağımsızdır. Ben terörist olarak addediliyorum. Bu çok ağır bir suçlama. Bu benim adım adım öldürülmemdir. Bir ülkenin devlet baÅŸkanlarıyla görüşmek ve yazmak suç ise gazeteci kimdir? Bu iddianamenin en maÄŸdur kiÅŸisinin ben olduÄŸumu düşünüyorum”


Balbay, kendisinin bütün belgeleri emekli Orgeneral Åžener Eruygur, emekli Orgeneral HurÅŸit Tolon ve emekli Albay Hasan Atilla UÄŸur’dan aldığının iddia edildiÄŸini söyleyerek, “Hiçbir belge almadım. İspatlasınlar. Sadece kitabım için Irak‘la ilgili olarak Eruygur’dan bilgi almıştım. Oralarda görev yaptığı ve iyi bildiÄŸi için” dedi.



 

Marmaray Projesi’ne 170.1 milyon Euro kredi

MARMARAY Projesi kapsamında, çeken-çekilen araçların kısmi finansmanı için, Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası’ndan 170.1 milyon Euro tutarında kredi saÄŸlandı. Hazine MüsteÅŸarlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, sözkonusu krediye iliÅŸkin anlaÅŸmanın 13 Kasım Cuma günü imzalandığı kaydedildi. Açıklamaya göre, Demiryolları Limanlar ve Hava Meydanları İnÅŸaatı Genel Müdürlüğü (DLH) tarafından yürütülen Marmaray Projesi için saÄŸlanan kredinin vadesi, her bir dilim bazında 5 yılı ödemesiz toplam 25 yıl olacak. Krediye Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası’nın sabit faiz oranı uygulanacak.

Fatih Birol enerjide en güçlü dördüncü isim

ABD’li Forbes dergisi tarafından hazırlanan ve dünyanın en önemli 7 enerji saÄŸlayacısının oluÅŸturduÄŸu listede Uluslararası Enerji Ajansı baÅŸekonomisti Fatih Birol, pek çok ünlü ismi geride bırakarak dördüncü sırada yer aldı. Kazançlar dışında, enerjide adını duyuran isimlerin girdiÄŸi listede, Abdullah bin Abdulaziz listenin ilk sırasında yer aldı. İkinci ABD BaÅŸkanı Barack Obama olurken, Uluslararası Enerji Ajansı’nın baÅŸekonomisti Birol dördüncü sırada yer aldı.

Nüfus sayımı posta ve internetle yapılacak eve hapis son bulacak

TÜRKİYE İstatistik Kurumu (TÜİK), 2011 yılında nüfusla ilgili başlıca demografik, sosyal ve ekonomik nitelikleri çok detaylı şekilde ortaya koyacak bir nüfus sayımı yapacak. Hem posta ve internet hem de yüz yüze görüşme yöntemlerinin izleneceği sayım, 1-2 aylık bir alan uygulamasıyla gerçekleştirilecek. Sayım ile çekirdek aile büyüklüğünden, ısınma ve bina türüne, hatta binanın yapım dönemine kadar pek çok ayrıntılı veriler derlenecek. 2011 yılında, pek çok Avrupa ülkesiyle eş zamanlı olarak yapılacak sayım  için uzun ve kısa soru kağıtları kullanılacak. Kısa soru kağıdıyla yaş, cinsiyet, hanehalkı yapısı, tabiyet, doğum yeri, eğitim düzeyi, medeni durum, göç, bina ve konut verileri bulunacak. Uzun soru kağıdı ise tahmin düzeyi dikkate alınarak belirlenen örnekleme yöntemiyle seçilen hanelere yüz yüze görüşme yöntemiyle uygulanacak. Değişkenler, göç nedeni, özürlülük, yapılan iş, iktisadi faaliyet kolu, doğurganlık, bebek ölümlülüğü olacak. Sayımın alan uygulaması 1 günlük sokağa çıkma yasağıyla değil, 1-2 aylık bir alan uygulamasıyla gerçekleştirilecek.

Vatan, ‘Notebook’ maÄŸazaları da açacak

VATAN Bilgisayar, ilk ‘Vatan Notebook’ maÄŸazasını Capacity AlışveriÅŸ Merkezi’nde açtı. Vatan Bilgisayar Genel Müdürü Hasan Vatan, “Sektörde son döneme rakiplerimiz büyük maÄŸaza konseptine geçmeye baÅŸladılar. Yabancı firmalar da büyük maÄŸazalarla geliyor. Biz tersine, küçük konseptli maÄŸazalar açma yoluna gidiyoruz. Tek ürün konseptli Vatan Notebook’lar açıyoruz. AlışveriÅŸ merkezleri ve kalabalık caddelerde olacağız” dedi. Vatan Bilgisayar, 2009 sonuna kadar 20, 2010 sonuna kadar ise 60 Vatan Notebook maÄŸazasına ulaÅŸmayı hedefliyor.

KEY’de 2 milyon kiÅŸinin ödemeleri için yeni kanun BaÅŸbakanlık’a gönderildi

 Hazine’den yapılan yazılı açıklamaya göre, hak sahiplerinin bilgilerinin Tasfiye Halinde Türkiye Emlak Bankası’na teslimine iliÅŸkin kurumlara tanınan süre uzatılıyor. Sorunların giderilmesine iliÅŸkin süreçler tanımlanarak, olabilecek hak kayıplarının önlenmesi amaçlanıyor ve kayıtları, deprem, sel, yangın gibi nedenlerle zayi olan hak sahiplerinin ödemelerden yararlanabilmesi için düzenleme getiriliyor. Açıklamada, 11 Kasım 2009 itibariyle, 5 milyon 397 bin 382 hak sahibine toplam 2 milyar 544 milyon 31 bin 930 lira ödeme yapıldığı ve ödemelerin devam ettiÄŸi hatırlatıldı.
2 milyon kiÅŸi
Tasarı taslağının yasalaÅŸmasından sonra bilgileri kesinleÅŸen hak sahiplerine iliÅŸkin yeni listeler, ilan edilerek ödemelere baÅŸlanılacak. KEY’de hak sahiplerine ödeme yapılmasını saÄŸlayacak tasarı taslağı 3 maddeden oluÅŸuyor. Taslakta, Sosyal Güvenlik Kurumu, sandıklar, defterdarlıklar gibi kurumlara, hak sahiplerini bildirmek için 31 Aralık 2010′a kadar süre veriliyor. Ancak, Tasfiye Halinde Emlak Bankası, 3′er aylık dönemler itibariyle listelerde düzeltme ve güncelleme yaparak KEY’lerin ödenmesini saÄŸlayabilecek. Hak sahipleri de, 2010 sonunu beklemeden paralarını alabilecek. Taslak, süresi içinde listeleri Tasfiye Halinde Emlak Bankası’na zamanında gönderilmeyen 1.5-2 milyon kiÅŸinin sorununun çözümünü öngörüyor.

Sezon sonu fiyatı öne çekti satışını artırdı

AYDINLI Grup’un “sezonda sezon sonu fiyatlar” sloganıyla iki ay önce hayata geçirdiÄŸi yeni fiyat politikası sayesinde satışların önceki yıla göre ciro bazında yüzde 59, adet bazında yüzde 73 oranında arttığı bildirildi. Aydınlı Grup Yürütme Kurulu BaÅŸkanı Ahmet Said Kavurmacı, “İki ay gibi kısa bir sürede hazır giyim sektörüne hareket kazandırdık, ekonomiye katma deÄŸer saÄŸladık. BaÅŸta bize inanmayan, ‘bu yaptığınız delilik’ diyenler, ÅŸimdi baÅŸarımıza ÅŸapka çıkartıyorlar. Biraz delilik yaptık, suyunu akışını hızlandırdık” dedi. Pierre Cardin, Cacharel ve U.S. Polo Assn. markalarında tüm ürünlerinin fiyatlarını, tüketiciler için uygun bir seviyeye indirip sabitlediklerini belirten Kavurmacı ÅŸunları söyledi: “Söz verdiÄŸimiz gibi, sezon ve sezon sonu ayrımını ortadan kaldırdık, kaliteyi yılın 365 günü ulaşılabilir hale getirdik. Tüketicilerimizi, ürünün gerçek deÄŸeri ile tanıştırdık. Fatura sayısı yüzde 89, ürün devir hızları yüzde 172 arttı. Tüketicilerin ‘erteleme’ psikolojisini alışveriÅŸe döndürmeyi baÅŸardık.” Aydınlı Grup olarak 2008 yılında 225 milyon TL ciro gerçekleÅŸtirdiklerini, 22 milyon dolarlık da ihracat yaptıklarını dile getiren Kavurmacı, 2009′da gerçekleÅŸen cirolarının 232 milyon TL, ihracatlarının da 20 milyon dolar olduÄŸunu ifade etti.

İşsize kötü haber

Bu rakama 6 ay süreyle toplum yararına işlerde çalışanlar da dahil olacak. Toplum yararına işlerde çalıştırılacak 60 bin kişi düşüldüğünde ise tablo daha da kararacak. Böylece 1 milyon 650 bin kayıtlı işsizden sadece 90 bini yani 18 kişiden biri kalıcı iş sahibi olabilecek.


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, bakanlığının 2010 yılı bütçesinin Meclis ve Plan Bütçe Komisyonu’na sunuÅŸunda konuÅŸtu. İşsizlikle ilgili yapısal sorunların kolay aşılamayacağı itirafında bulundu. Türkiye’de kronik nedenlerle iÅŸsizlik oranının yüzde 9 ila 12,5 bandında bulunduÄŸuna dikkat çeken Dinçer, yüzde 12,5′in üzerine çıkışın ise küresel krizden kaynaklandığı bilgisini verdi.


EĞİTİM VAR İŞ YOK!


Bakan Dinçer, iÅŸsizlik sorunun çözülebilmesi için ulusal konsensus çaÄŸrısında bulundu. İşKur’a kayıtlı iÅŸsiz sayısının 1 milyon 650 bin olduÄŸunu anımsatan Dinçer, gelecek yıl 200 bin kiÅŸiye mesleki eÄŸitim verileceÄŸini söyledi.  Ancak  2010 yılında sadece 150 bin kiÅŸiye iÅŸ bulabileceklerini belirten Dinçer, bunun da meslek edindirme kursları sayesinde olacağını vurguladı. Dinçer, bu rakama 6 ay süreyle toplum yararına iÅŸlerde çalıştırılacakların dahil olduÄŸunu söyledi. 


2009 yılında İş-Kur’a kayıtlı 20 iÅŸsizden biri iÅŸ bulma ÅŸansını elde etti. Buna göre 2009 yılında sadece 82 bin kayıtlı iÅŸsiz iÅŸe yerleÅŸtirilebildi. Bu rakamın 44 binini ise 6 ay süreyle toplum yararına iÅŸlerde çalışanlar oluÅŸturdu.


18 KİŞİDEN BİRİ KALICI İŞ BULACAK


2010 yılında ise iÅŸ bulacak 150 bin kiÅŸinin 60 binini yine 6 ay süreyle kamuda istihdam edilecekler oluÅŸturacak. Bu sayı da düşüldüğünde İş-Kur’a kayıtlı 1 milyon 650 bin kiÅŸiden sadece 90 bini; yani 18 kiÅŸiden biri kalıcı iÅŸ sahibi olabilecek.


SOSYAL GÜVENLİKTEKİ AÇIK

Bakan Dinçer, sosyal güvenlik kurumunun, 2009 yılı gelir gider dengesi incelendiğinde, bu yıl yaklaşık 30 milyar 955 milyon TL açık verileceğini söyledi. Dinçer, 2010 yılındaki açığın ise 31 milyar 776 milyon lira olarak hesaplandığını bildirdi. Bakan Dinçer, emeklilik prim gelirlerinin, emekli aylık gelirlerini karşılama oranının 2008 yılında yüzde 60,1 olduğunu, 2009 yılı sonu tahminlerine göre ise yüzde 51 olacağını belirtti. Dinçer, 2010 yılında ise bu oranının 50 olacağının tahmin edildiğini kaydetti.


SaÄŸlık prim gelirlerinin saÄŸlık giderlerini karşılama oranının, 2008 yılında yüzde 61 olduÄŸunu ifade eden Dinçer, bu oranın 2009 yılı sonu için yüzde 51,7; 2010 yılı için ise yüzde 60,05 olarak tahmin edildiÄŸini söyledi. Dinçer, aktif sigortalı sayısının 2008 yılında 15 milyon 258 binden, 2009 yılında 14 milyon 980 bine düştüğünü, pasif sigortalı sayısının ise 8 milyon 746 binden, 9 milyon 53 bin kiÅŸiye yükseldiÄŸini bildirdi. 2009 yılında emekli sayısında artış olduÄŸunu belirten Dinçer, “Bir kiÅŸi çalışıp prim ödüyor, 1,78 kiÅŸi emekli aylığı alıyor” dedi.

KAYIT DIŞI İSTİHDAM

Kayıt dışı istihdamın engellenmesi ile ilgili çalışmaları anlatan Dinçer, bu konuda özellikle, denetim anlayışlarını değiştirdiklerini ifade etti. Müfettiş gittiğinde iş verenin korku, panik yaşamasını istemediklerini anlatan Dinçer, hoş görülü ve rehberlik anlayışı ile bir yaklaşım sergileyeceklerini söyledi.


Müfettiş sayısının yetersizliğinden bahseden Dinçer, İş Güvenliğinde 570, Sosyal Güvenlik Kurumunda 530 müfettiş bulunduğunu, bunların milyonlarca iş yerini denetlemesinin mümkün olmadığını kaydetti. Bu konuda risk gruplarını analiz ederek çalışmaları yürüteceklerini belirten Dinçer, özellikle iş kazalarının, sağlık ve güvenlik sorunlarının fazla olduğu iş yerlerine yönelerek, buralarda denetim ve eğitim çalışmalarını yoğunlaştıracaklarını bildirdi.

İŞ KAZALARI

AB ülkelerine göre, Türkiye’de iÅŸ kazalarının sayısının çok yüksek olduÄŸunu belirten Dinçer, özellikle ölümlü iÅŸ kazaları sayısının fazla olmasından üzüntü duyduklarını söyledi. Aslında bu kazaların basit tedbirler ve cüzi maliyetlerle önlenebileceÄŸini vurgulayan Dinçer, bu tedbirlerin alınması halinde ayrıca 4 milyar lira da tasarruf saÄŸlanmış olacağını ifade etti.


Dinçer, bu konuda yalnızca Bakanlığın alacağı tedbirlerin yeterli olmayacağını, ulus düzeyinde duyarlılık gösterilmesi gerektiğini söyledi.

BÜROKRATİK İŞLEMLER AZALACAK

Bakan Dinçer, bürokratik iÅŸlemlerin azaltılması için geniÅŸ kapsamlı bir programı uygulamaya koyduklarını söyledi. Dinçer, “Kurumda, hizmet almaya gelen herkese, bizim akrabamızmış gibi davranma fikrini yerleÅŸtireceÄŸiz” dedi. Dinçer, yapılan yeni düzenleme ile yabancıların çalışma izin belgeleri, işçi ÅŸikayetleri gibi iÅŸlemlerin çok daha kısa sürede, dijital ortamlarda yapılacağını bildirdi. Dinçer ayrıca, 2003 ile 2009 yılları arasında 58 bin 267 yabancılar için çalışma izin belgesi iÅŸlemi yapıldığını söyledi. Dinçer, SGK internet portalının aylık ortalama ziyaretçi sayısının da 15 milyona ulaÅŸtığını kaydetti.


Sendikalaşma, örgütlenme konusunda AB ülkeleri ile kıyaslama yapıldığında Türkiye için olumlu bir tablonun ortaya çıkmadığına dikkati çeken Dinçer, örgütlü toplumun desteklenmesi için kendilerinin de çaba sarf ettiklerini kaydetti.

20 mühendisle ‘kablosuz’a yüklendi 4 yılda 48.8 milyon dolar ciro yakaladı

20′den fazla gurbetçi mühendisle Türkiye’ye dönüp kablosuz internet ve network baÄŸlantıları için yazılım ve teknoloji geliÅŸtirdi. Çelebi’nin 2004′te kurduÄŸu ve ilk yıl sadece 400 bin dolar ciro yapan Airties Wireless Networks geçen yıl 48.8 milyon dolar ciro yakaladı.


KAYSERİLİLERİN ‘ticarete yatkın olmayan gençleri okuttuklarına’ dair genel inanışı kıran bir örnek ABD‘nin ünlü Silikon Vadisi’nden çıktı. 20′den fazla mühendisle Türkiye’ye dönen ve 2004′te kablosuz internet ve network baÄŸlantıları için yazılım ve teknoloji geliÅŸtiren bir ÅŸirket kuran Bülent Çelebi, geçen yıl 48.8 milyon dolar ciro yakaladı. Çelebi, Yunanistan, Ukrayna, Hindistan, Hollanda baÅŸta olmük üzere birçok ülkeye teknoloji ihracatına da baÅŸladı. ABD‘de bilgisayar mühendisliÄŸi okuyan ve Silikon Vadisi’ndeki bazı ÅŸirketlerde üst düzeyde profesyonel olarak çalışan Bülent Çelebi, yurt dışında eÄŸitim görmüş ve iÅŸbaşı yapmış çok sayıda baÅŸarılı Türk mühendisi olduÄŸunu bunların Türkiye’ye dönüşünü teÅŸvik edecek bir sistem kurulması gerektiÄŸini söylüyor.
Babam ABD‘ye yerleÅŸince
Kayserili bir aile olduklarını belirten Bülent Çelebi, şöyle konuÅŸuyor: “Babam Mehmet Bey, eÄŸitimciydi ve burslu olarak ABD‘ye okumak için gitmiÅŸti. Ben de 7 yaşındayken, ailemle birlikte Amerika’ya gittim. Babam California Üniversitesi’nde okumak istiyordu. Okudu ve eÄŸitimini tamamladı. Ailece Türkiye’ye geri döndük. Ama bir süre sonra Türkiye’de hayal kırıklığına uÄŸradığı için babam tekrar Amerika’ya yöneldi. Bu kez ben 15 yaşındaydım. Yeni bir çevre, yeni bir dille karşılaÅŸtım ve zor günler yaÅŸadım. Biraz da bu nedenle derslerde matematik ve fen’e yöneldim. Sonra Berkeley Üniversitesi’nde elektronik ve bilgisayar mühendisliÄŸi okudum. Stanford Üniversitesi’nde AEA yönetici programına katıldım.”
Hong Kong’da da çalıştı
Bülent Çelebi, mühendis olarak kariyerine Process Control Equipment Co.’da baÅŸladı. Bu ÅŸirkette 10 yıl görev yaptı. Çelebi, “National Semiconductor’dan, Asya pazarının yönetimiyle ilgili bir teklif alınca Hong Kong’a gittim. Orada Asya bölgesi için pazarlama direktörü olarak çalıştım. Bu deneyim bana farklı ülkelerde, farklı kültürlerle iÅŸ yapmayı öğretti. Sonra ABD‘ye döndüm ve Silikon Vadisi’nde çalışmaya baÅŸladım. Multi fonksiyonlu ‘yazıcı faks tarayıcı’ özelliÄŸi taşıyan cihazlara ait teknolojiyi ilk biz geliÅŸtirdik. Bu sayede de National SemiConductor 10/100 Mbit Ethernet pazarında lider oldu” diyor. Bülent Çelebi, National SemiConductor’dan sonra da BaÅŸkan Yardımcısı ve Genel Müdür sıfatıyla Analog Devices firmasına transfer olduÄŸunu söylüyor ve şöyle devame diyor: “Orada 250 milyon dolarlık yatırımı yönettim ve bu beni biraz daha önemli hale getirdi. Ardından, Cisco ve Dell’in de ortak olduÄŸu, risk sermayesi destekli Scenix/Ubicom isimli ÅŸirkette CEO oldum. Bu ÅŸirketi yeniden yapılandırdık ve WLAN uygulamaları için network iÅŸlemcileri piyasasında lider konuma geldik. Ubicom’daki baÅŸarı ABD‘de bilgi teknolojisi sektöründe adımızı biraz daha yukarı çıkardı. Adımıza Red Herring’in ‘En Yaratıcı İlk 10′ listesinde yer verildi.”


Çinliler dışardaki gençlerini ülkeye topluyor


AIRTIES Wireless Networks CEO’su Bülent Çelebi, hükümetin yeni AraÅŸtırma GeliÅŸtirme (Ar-Ge) teÅŸviklerinin çok yerinde ve baÅŸarılı olduÄŸunu söylüyor. Çelebi, “Ancak Türkiye’nin teknolojide öne çıkması için baÅŸka ÅŸeyler de yapmak lazım. Mesela ben Çin‘de gördüm ki Çinliler bütün dünyada dağılmış yetiÅŸmiÅŸ insanlarını geri getirdiler. Çünkü birÅŸeyi sıfırdan icat çok zordur. Bilgi birikimi ve tecrübe olmadan olmaz. Yurt dışındaki Türkleri getirip teÅŸvik etmek en doÄŸru adımlardan biri olur. Ayrıca devlet ve özel sektör de Türkiye’de geliÅŸtirilmiÅŸ teknolojiye kullanma konusunda daha istekli olmalı. Bizim de bazı sektörlere fokuslanıp, ortam kurmamız lazım” diyor.


Türkiye’de bir ÅŸeyler yapma fikri hep kafama takılmıştı


2002′den itibaren Türkiye’ye dönmek ve mutlaka Türkiye’de birÅŸeyler yapmak isteÄŸi olduÄŸunu söyleyen Bülent Çelebi, 2004 yılında arkadaşı Metin İsmail TaÅŸkın ile Airties Wireliss Networks’ü kurar. Hedefini de ‘kablosuz baÄŸlantılar’ ya da ‘Dijital Ev’ olarak belirler. Çelebi, şöyle konuÅŸuyor: “Kablosuz aÄŸlarda uzmanlaÅŸmıştık ve bu konuya odaklanmak en akılcı geldi bize. Evin içindeki bütün elektronik cihazları ve interneti birbirine kablosuz baÄŸlamak için yola çıktık. Silikon Vadisi’nden 20′den fazla mühendis arkadaşımı da alıp geldim buraya. Orada çok baÅŸarılı Türkler var. Her yıl yüzde 100 büyüdük. Modem pazarında yüzde 60′lık pay aldık ve lider olduk. Bugün, AirTies’ın Türkiye pazarındaki modem sayısı 4 milyona aÅŸmış durumda.  Türkiye piyasasının bu kadar büyük olabileceÄŸini düşünmemiÅŸtik. Åžu anda bizde 180 kiÅŸi çalışıyor ki bunların 65′i mühendis. VOIP teknolojisini destekleneyen ürünler, IPTV için cihazlar set top box’lar geliÅŸtirdik. Mesh Teknolojisini geliÅŸtirdik. Çok katlı, beton binalarda, sinyallerin ulaÅŸmaması sorununu bitirdik.”


Yunanistan‘da modem  pazarı lideri olduk


YURTDIÅžINA 2008′de açıldıklarını belirten ve “Bu sene 7-8 milyon dolar yurt dışı cirosu bekliyoruz” diyen Bülent Çelebi, şöyle konuÅŸuyor: “Yunanistan’da en büyük perakende teknoloji marketi Multirama ile çalışmaya baÅŸladık. 90 maÄŸazası, 350 bayisi olan dev bir teknoloji market zinciri. Kısa sürede Yunanistan‘da modem pazarında lider olduk. Ukrayna’da Versiya-Trading ile satış ve dağıtım anlaÅŸması yaptık. Mayısta da Hindistan‘ın en büyük IPTV operatörlerinden Smart Digivision ile çalışmaya baÅŸladık. Smart Digivision, AirTies Set-top box’ı tercih etti ve yıl sonunda 200.000 IPTV kullanıcısına ulaÅŸmayı hedefliyor. Hollanda’nın önde gelen servis saÄŸlayıcılarından Caiway’i de müşteri portföyümüze kattık.”